Urban Rivals

Oyunlar, iPhone 2 Yorum »

Bu gün size hem bilgisayarda hem de iphone’da oynayabileceğiniz tarayıcı tabanlı bir çok oyunculu kart oyunundan bahsedeceğim.  Urban Rivals adlı bu oyunu diğer kart oyunlarından özelliği ve burda bahsetmemin nedeni ise ücretsiz olması.

Kart oyunu deyince iskambil kartlarından bahsetmiyorum tabi ki. Urban Rivals Magic: The Gathering benzeri bir oyun. Urban Rivals’da farklı gruplara ait kartlardan en az 8 tanesiyle kendimize bir deste oluşturarak, oluşturduğumuz bu deste karşılaşmalara giriyoruz. Karşılaşmaları kazandıkça Clintz adı verilen puanlar kazanıyoruz ve seviye atlıyoruz. Seviyemiz yükseldikçe farklı oyun odalarına ve turnuvalara giriş hakkımız oluyor. Clintz’ler ise yani kartlar satın almaya yarıyor. Eğer sabırsız biriyseniz. Destenize yeni kartlar eklemek için Clintz toplamakla uğraşmak yerine, gerçek para ile kredi satın alıp bunlarla da kart almak mümkün.

Karşılaşmalar desteden rastgele seçilen 4 kartla oynanıyor. Aynı şey rakip oyuncu için de geçerli. Bu dört kartı sırasıyla oynayarak rakibimizin yaşam puanlarını mümkün olduğunca azaltmaya çalışıyoruz. Oyun sistemine geçmeden önce biraz kartlardan bahsedelim.

Her kartın özellikleri farklı. Solda Fang Pi Clang destesinden Rei kartını görüyoruz. Kartın üzerinde yazanları okursak:

1. Kartın adı Rei,
2. şu anki seviyesi 1, maksimum seviyesi 3,
3. temsili resmi bu,
4. gücü 2,
5. hasar puanı 3,
6. yeteneği 3. seviyeden sonra açılacak
7. bonus’u hasar + 2
8. Klanı Fang Pi Clang

Karşılaşma şu şekilde gerçekleşiyor.  İlk raunda 12 pillz ve 12 yaşam puanı (life) ile başlıyoruz. Dört kartımızdan birini seçip 12 pillz’den istediğimiz kadarını bu karta veriyoruz. Verdiğimiz pillz ve kartın gücü saldırı puanımızı (attack) belirliyor. Örnek olarak Rei kartına 5 pillz verdiğimizi düşünelim. [Güç] x [pillz] = [saldırı puanı] yani:
attack = 2 x 5 = 10

eğer rakibin saldırı puanı bizimkinden düşükse bu raundu kazanırız. Ve rakibe 3 + 2 = 5 puan hasar veririz. Rakibin yaşam puanı 7′ye inmiş olur. Bizim yaşam puanımız 12 olarak kalır. Ancak pillz’lerimiz 8′ye iner. (Her raundun sonunda 1 pillz otomatik olarak eklenir.) Karşılaşma 4 raund sürer ve her kartı bir kez kullanabiliriz. Yani kazanmak için pillz’leri ne eksik ne fazla tam kararında kullanmak gerekli.


Urban Rivals oyun görüntüsü

Kartların farklı klanlara ait olduğunu söylemiştik. Oyunda klanların çok önemli bir yeri var. Çünkü bir kartın bonus özelliğini kullanabilmek için elimizde aynı klandan bir kart daha olması lazım. Bu yüzden destemizi nasıl oluşturduğumuz çok önemli. Destemize yeni kartlar eklemek için iki seçeneğimiz var demiştik gerçek para kullanarak satın almak ve clintz kullanarak satın almak. Oyuna yeni eklenen kartlar gerçek para ile satın alınabilirken, bu kartlar bir süre sonra satıştan çekiliyor ve sadece marketten clinz ile alınabiliyor. Oyuncular ihtiyaçları kalmadığında ellerinde fazla kartları burada satıp clintz kazanabiliyorlar. Kartın değerini özellikleri ve nadir olup olmadığı belirliyor.

Bir diğer parametre ise kartların seviyeleri. Kartları kullandıkça seviyeleri artıyor. Seviyeye göre kartın gücü, hasar puanı, bonus ve yetenekleri de artıyor. Her kartın maksimum seviyesi de farklı. Destemizi oluştururken bunların hepsini göz önünde bulundurmak gerekiyor.


iPhone ekran görüntüsü

Genel olarak rakibin ne yapacağını tahmin etme ve blöf üzerine kurulu, poker benzeri bir oyun diyebiliriz. Çok zevkli bir kart oyunu. Browser versiyonunu www.urban-rivals.com adresinden oynayabilirsiniz. Ücretsiz iPhone uygulaması için aşağıdaki linke tıklayın.

İlgili etiketler: , , ,
 

iPad

iPhone Yorum Yok »

MacBook Touch, iSlate derken en sonunda Steve Jobs yeni oyuncağını iPad adıyla sahneye çıkardı. Apple’ın tam da beklendiği gibi akıllı telefonlar ile laptop bilgisayarlar arasında konumlandırdığı cihaz, iPhone‘un kullanıcı arayüzünü diz üstüne taşıyor.

ipad
iPad

Apple’in yeni dokunmatik tabletini heyecanla bekleyenlerin en büyük hayal kırıklığı, iPad’in MacOSX yerine iPhone işletim sistemi ile çalışması oldu. Bu, yazılım anlamında iPhone’da var olan bütün kısıtlamaların iPad’de de olacağının habercisi. Bu kısıtlamalardan önce yeniliklerden bahsedelim. Sunumda neler gördük:

Apple’ın tableti şaşırtıcı şekilde hafif ve ince. 9.7 inçlik ekrana sahip cihaz 1.27 cm kalınlığında ve sadece 680 gr ağırlığında. Bu kadar hafif olmasına karşın 10 saate kadar pil ömrü vadediyor.

Bu güne kadar üretilmiş en büyük çoklu dokunmatik ekran olduğu söylenen ekranı web de gezinmeyi gerçekten eğlenceli hale getiriyor. E-mail programının özellikleri de ekranın büyüklüğünden faydalanacak şekilde arttırılmış. iPad ile birlikte çıkacak olan iWork uygulamalarıyla beraber dokunmatik ekranı yazı dosyaları, sunumlar ve hesap tabloları oluşturmada kullanmaya başlayacağız.

Fotoğraf programı da oldukça geliştirilmiş. iPad’imizi dock üzerinde şarj olurken bir dijital resim çerçevesi olarak kullanabiliyoruz. Bunun için slayt gösterisi özelliği eklenmiş. iPad’in HD özelliği ile video dosyalarında da çok iyi olduğunu söylemeliyim. Ancak cihazın dahili bir fotoğraf kamerası bulunmuyor.

En çok merak edilenlerin başında gelen oyunlara gelince. Apple’ın kendi geliştirdiği A4 yongası içerisinde bir grafik işlemcisi de bulunuyor. Bu sayede iPad, 3D grafiklerde oldukça başarılı bir performans sergiliyor. Yüksek 3D performansı, 9.7 inçlik dokunmatik ekran ve ivme ölçeri (accelerometer) bir arada bulunduran cihazın oyun sistemleri arasında kendi sınıfını oluşturacağına şüphe yok.

ipad-game
Ünlü oyun geliştiricisi Electronic Arts’ın iPad için geliştirdiği Need for Speed oyunu ivme ölçer kullanımına çok güzel bir örnek veriyor

Bir de Apple’ın çok iddali olduğu ama kullanıcıların da en çok eleştirdiği konuların başında gelen elektronik kitap (e-book) uygulaması var. Bildiğiniz gibi Apple önceleri elektronik kitap konusuna hiç önem vermezken. Sonrada sonraya bu konuya yatırım yapmaya başlamıştı. Şimdi iPad’ile birlikte görsel anlamda çok gelişmiş, gerçek bir kitap elimizle sayfa çevirebileceğimiz, çeşitli sanal kitapçılardan kitap alıp cihazımıza indirebileceğimiz bir program sunuyor. Her ne kadar bu uygulama büyük sükse yapmış olsa da, Kindle kullanıcıları iPad’ın ekranında uzun süre kitap okumanın mümkün olmayacağını, ekranın gözü yorarak okuyucuyu rahatsız edeceğini iddia ediyorlar. Bildiğiniz gibi amazon.com’un popüler elektronik kitap okuma aracı kindle, okuyucuya gerçek kağıda benzer bir okumaya deneyimi sunmak için dijital mürekkep teknolojisi kullanıyor.

Yazının başında atladığım, iPad’in olumsuz özelliklerine gelince. Bir iPad almayı düşünüyorsanız aşağıdaki sayacağım acayip kısıtlamaları katlamak zorunda olacağınızı unutmayın:

* USB portu yok! Apple’ın, aklınıza gelen olur olmadık her dosyayı USB harddisk ve memory stick üzerinden iPad’e kopyalamanıza izin vereceğini zannediyorsanız yanılıyorsunuz!

*Satın aldığınız eBook’lar DRM ile korunuyor. Türkçesi satın aldığınız kitapları, başka bir bilgisayara kopyalamak veya arkadaşlarınıza paylaşmak gibi şansınız yok.

*Tahmin edeceğiniz üzere Flash yok. Her ne kadar Apple’ın İnternet deneyiminde çığır açmak gibi abartılı bir iddiası bulunsa da iPad’in kullandığı Safari tarayıcısında Flash desteği yok. Yeni gezdiğiniz web sitelerindeki Flash animasyonları göremeyeceksiniz. Bu youtube haricindeki video sitelerinden de faydalanamayacağınız anlamına geliyor.

*Birden fazla programı aynı anda çalıştırmak yok. iPad  iki işi aynı anda yapmak isteyenlere göre bir bilgisayar kesinlikle değil. Çünkü buna izin vermiyor. Önce twitter veya MSN uygulamasındaki işinizi biterecek, sonra onu kapatıp e-posta uygulamasına geçeceksiniz..

Bu kadar kötü özellikten sonra iyi bir şeyden bahsedelim. Daha önce satın aldığımız iPhone uygulamalarını ek bir ücret ödemeden iPad’ile kullanabileceğiz. Ayrıca iPad’in fiyatları da çok uygun tutulmuş. iPad Amerika fiyatları ve teknik özellikleri ise aşağıdaki gibi:

iPad 3G 16GB $499
iPad 3G 32GB $599
iPad 3G 64GB $699
iPad 3G+WiFi 16GB $629
iPad 3G+WiFi 32GB $729
iPad 3G+WiFi 64GG $829

iPad’in donanım ve teknik özelliklerinin özeti de şöyle:

* 9.7 inç IPS ekran
* 1,27 cm incelik
* 680 gr. ağırlık
* Tam kapasitif çoklu dokunmatik ekran
* 16-64GB depolama
* 1 GHz Apple A4 işlemci
* Bluetooth 2.1 + EDR
* 802.11n WiFi (opsiyonel)
* Dahili Hoparlör * Dahili Mikrofon
* İvmeölçer (Accelerometer) ve Pusula
* 30-pin Dock bağlantı yuvası (iPod ve iPhone ile aynı)
* 10 saat pil ömrü
* Tüm iPhone uygulamalarını çalıştırabiliyor
* AppStore uygulamasıyla birlikte geliyor

İlgili etiketler: , , ,
 

Apple’dan Commodore 64′e onay çıkmadı

Klasik Bilgisayarlar, iPhone Yorum Yok »

iPhone uygulama geliştiricisi manomio‘nun kiloo apps ile beraber geliştirdiği Commodore 64 emulatör uygulamasına onay çıkmadı.
Toucharcade.com‘un haberine göre manomio bir yıla yakın süredir üzerinde çalıştığı “C64 1.0″ isimli uygulamasını kısa zaman önce AppStore üzerinden satılması için onaya sunmuştu. Eğer onaylansa idi uygulama ile iPhone Commodore64 oyunlarını oynamak hatta BASIC kodlamak mümkün olacaktı. Emulatöre yüklenecek oyunların lisansları bile [...]

İlgili etiketler: , , , , ,
 

iFighter Lite

Oyunlar, iPhone Yorum Yok »

Eğer shoot’m up türünden hoşlanıyorsanız, Raiden, 1941 gibi oyunları hatırlıyorsanız, birinci kalite grafik ve sesleriyle bu oyun tam size göre. Türün sevenleri bilirler. Shoot’m up’ların genel problemi yapımcınının oyunun zorluğu ve oynanabilirliği arasındaki dengeyi tutturamamasıdır. iFighter yarı shoot’m up özürlü sayılabilecek benim bile zevk alabileceğim şekilde tasarlanmış. Tabi ben easy ayarda oynadım. Usta pilotlar normal veya hard [...]

İlgili etiketler: ,
 

MacBook Touch

iPhone Yorum Yok »

iPhone kullanmaya başlamamın ikinci ayıydı sanırım. Web sayfalarını iPhone ile gezmenin standart bir tarayıcıya göre daha eğlenceli olduğunu düşünmeye başlamıştım. Bu dokunmatik arayüz tablet tarzı bir bilgisayarda neden kullanılmıyor diye düşündüm. Google’da ufak bir araştırma yapınca imac touch konseptiyle karşılaştım. Bu Apple tarafından geliştirilmiş bir konsept değil. Tamamıyla kullanıcıların oluşturduğu keşke böyle birşey olsalardan mütevellit [...]

İlgili etiketler: ,
 

PhotoFrame

iPhone Yorum Yok »

Eğer iPhone’ununuzu dock ile kullanıyorsanız*, o köşesinde şarj olurken size hoşunuza gidecek bir şeyler göstermesini istemez miydiniz? Belki de EasyClock veya benzeri ücretsiz bir uygulamayı denemişsinizdir bile. Eğer daha önce denediğiniz uygulamalardan memnun kalmadıysanız, tarihi ve saati, sürekli değişen fotoğraflar eşliğinde gösteren bu programa da bir şans vermenizi tavsiye ederim.

İlgili etiketler: ,
 

Sayfa 1 / 212
WP Teması ve Simgeler, N.Design Studio
RSS Yazılar RSS Yorumlar Giriş