Bilgisayarla ilk tanışmam şimdiki çocukların ne olduğunu anlayamacağı atari salonlarıyla olmuştu. Benim için yaz tatili demek bisiklet ve atari demekti. Sabah kahvaltıdan sonra atari parası alınır ve bisiklete atlanır atariye gidilirdi. Eldeki para sadece bir jetona yettiğinden, önce abiler izlenir, taktikler iyice öğrenilirdi. Sıra gelince oyuna girilir; abilerden öğrenilen taktikler doğrultusunda oynanırdı. Eğer iyice öğrendiyseniz ve kimsenin geçemediği bölümlere gelebiliyorsanız işte o zaman keyfinize doyum olmazdı. Etrafınızda sizden taktik öğrenmeye çalışanların ve acaba oyunu bitirecek mi diye merakla bekleyenlerin sayısı ne kadar uzun oynarsanız o kadar artardı.

İlk bilgisayarım alındığında ise henüz ilk okuldaydım. Sanıyorum 1990 yılı idi. Commodore 64 benim için şahane bir şeydi. Artık atariye gitmeyecek, evde istediğim kadar oyun oynayabilecektim. Kasetlere çekilen oyunlar ve sahaflardan toplanan Commodore dergileri ile geçen dört yılın ardından 94 senesinde aldığım ikinci bilgisayarım ise Amiga 600 olmuştu.

98′de ise üniversiteye başlamamla beraber Amiga’yı rafa kaldırmıştım. 2000 yılında Amigart kullanıcı grubu ve emulasyonla tanışmamla Amiga sevdası nüksetti. Eski makinamızı kurduk. Ufak tamiratlar, alış veriş filan derken Amigacılarla tanışıp dostlar edindikçe bir kolleksiyon merakı da başladı. Şu anda elimde 3′ü Amiga olmak üzere 6 klasik makinam var. Yavaş yavaş arızalarını gidermeye, kapasitelerini arttırmaya, onları daha kullanışlı hale getirmeye çalışıyorum.

Kolleksiyonum:

  • Commodore 64 + 1541-II
  • Amiga 500
  • Amiga 600 + 200MB 3.5″HD
  • Amiga 1200 + 2GB 2.5″HD (Onaramadığım bir arıza yüzünden tamir edebilecek birrine satıldı)
  • Nintendo Entertainment System (NES)(NTSC)
  • Blapaunt TV Game

Vaktim oldukça elimdeki cihazlar hakkında birer sayfa eklemeyi düşünüyorum.